Online Terapi

Çevrimiçi terapi, diğer adıyla online psikoterapi, geleneksel olarak yüz yüze gerçekleştirilen terapi seanslarından farklı olarak, teknolojinin ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan bir danışmanlık yöntemidir. Son yıllarda giderek daha fazla ilgi gören bu terapi türü, danışanların ve terapistlerin fiziki olarak aynı ortamda bulunmalarını gerektirmeden, dijital platformlar aracılığıyla etkileşim kurmalarına olanak tanır. Özellikle yoğun yaşam temposu, coğrafi uzaklık veya farklı nedenlerle yüz yüze terapiye katılımı zor olan bireyler için önemli bir alternatif haline gelmiştir (Tuzgöl, 2020). Bloom (1998), online terapi ve danışmanlığı, danışan ile terapistin farklı mekânlarda bulunduğu durumda, dijital ve elektronik sistemler aracılığıyla kurdukları terapötik profesyonel ilişki ve sunulan psikolojik destek süreci olarak tanımlamıştır (Özkan ve Eskiyurt, 2016; Zeren ve Bulut, 2018).


Online Terapinin Avantajları

• Danışanın tercih ettiği uzmanın farklı bir şehirde bulunması ya da terapinin başlamasının ardından uzman veya danışanın başka bir şehre taşınması durumunda, yüz yüze görüşmeler sekteye uğrayabilir ve bazı durumlarda tamamen sona ermek zorunda kalabilir. Ancak, çevrimiçi olarak yürütülen terapi uygulamaları sayesinde bu tür aksaklıklar ortadan kaldırılabilir.

• İleri yaş, fiziksel rahatsızlıklar gibi nedenlerle evden çıkmakta güçlük çeken ve bu sebeple psikolojik destek alamayan bireyler için online terapi, bazen tek alternatif haline gelebilmektedir.

• Bazı durumlarda danışanlar, terapi merkezine ya da hastaneye girip çıkarken başkaları tarafından fark edilmekten ve psikoterapi aldıklarının bilinmesinden endişe duyabilmektedir. Bu noktada, online terapiyi ev ortamında gerçekleştirmek, gizliliğin korunmasına katkı sağlamaktadır.

• Agorafobi, sosyal fobi, panik bozukluk gibi çeşitli kaygı bozuklukları, bireylerin evden çıkma konusunda yoğun endişe hissetmelerine yol açarak yüz yüze terapiye gitmelerini zorlaştırabilir. Ancak, danışanların kendilerini güvende hissettikleri ev ortamında online görüşmeler yapabilmesi, tedavi sürecinin daha hızlı başlamasına yardımcı olabilir.

• Online terapide, danışanların yüz yüze terapiye kıyasla daha iş birlikçi olduğu, derinlemesine sorunları keşfetmeye daha yatkın olduğu ve bu süreci daha kısa sürede gerçekleştirme eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir (Prabhakar, 2013).

Online Terapide Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Online terapi uygulamalarında internetin, danışan bilgilerini depolama, takip etme ve kayıt altına alma amacıyla kullanılması, gizlilikle ilgili riskleri beraberinde getirebilir. Bu nedenle, danışanlara gerekli bilgilendirmelerin yapılması ve önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Öncelikle, bilgilendirilmiş onam alınarak süreç hakkında şeffaf açıklamalar sunulmalıdır. Ayrıca, gizliliğin korunmasını sağlamak adına güçlü şifreleme yöntemleri kullanılmalıdır. Terapist ile danışan arasında oluşabilecek güvenlik açıkları, elektronik kayıt ve bilgilerin kimler tarafından nasıl erişilebileceği, gizlilik ilkesi kapsamında belirlenmesi gereken sınırlar ve online terapi ya da danışmanlıkta kullanılan internet veya mobil uygulamaların doğurabileceği olası riskler detaylı bir sistem kurgusu çerçevesinde ele alınmalıdır (Jones & Moffitt, 2016).

Kaynakça

Tuzgöl, K. (2020). Online psikoterapi ve danışmanlıkta etik. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 3(6), 67-86.

Jones, N., ve Moffitt, M. (2016). Ethical guidelines for mobile app development within health and mental health fields. Professional Psychology: Research and Practice, 47(2), 155.

Özkan, B., ve Eskiyurt, R. (2016). Şizofreni Hastalarının Ailelerine Yönelik Telepsikiyatrik Müdahalelerin Etkinliği. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 8(3), 228-243.

Prabhakar, E. (2013). E-therapy: Ethical considerations of a changing healthcare communication environment. Pastoral Psychology, 62(2), 211-218.